Başlarken bugünde senin için yazmaya,
Ağladı bir kuş yine dönerken gökyüzünden arşa.
Sıcak iklimlerden ana kucağı getirdim sana,
Nedendir bu öfke diye sordum kendime binlerce kez.
Bulamadığım cevaplarımın yüz karasısın,
Tanımaktan yorulmadı bu ten seni,
İstemekten, yalvarmaktan, beklemekten...
Ama sen güneyle kuzeyin tam ortasında bıraktın beni.
Düşerken heyelanlar çığ gibi bedenime,
Enkazın altında ellerini aradım her defasında.
Söylesene var mı böyle sevilmek kendine acımadan.
Var mı böyle kendi canını senin canın sayan?
Kefen giymekten korkmadan sevdim seni.
Titreyerek geçtim borandan,kardan...
Çok korktum bilemezsin,ama senin rızanı alabilmek için,
Her dağda en kızgın poyraz olup eserim bunu iyi bilesin.
Kitaplarım çizikler ile dolu,
İsmini gördüğüm heryere,
Kırmızı kalemimle kalpler çiziyorum,
Sanırım bu dünyadan göçmeden deliriyorum...
Kırdığım kalbini düzeltmek için zindana atsalar keşke beni.
Ödeyebileceksem kefaretimi, razıyım...
Söylesene hiç hasretlenmedin mi bana?
Hiç mi birşey veremedim ben sen uğruna?
O kadar ismini sayıkladım rüyalarında duymadın mı?
Derki sezen abla "Sen hiç fark etmeden kalp kırmadın mı?"
©secilcetin
S