Epey eskimiş masada yazılmış şiirler kadar rutubetliydi hikayemiz.
Küflenmiş ahşap çerçevenin komşu çocukları tarafından kırılmış camlarıydık aslında.
Direniyorduk bildiğimizce zamana.
7 den 70şe ulaşmış barış manço nesliydik.
Saat 8de kapanırdı televizyonu uzun perdeleri.
Bir dedenin lüks ışığında anlattığı masallar gibiydik.
Elektrikler geldiğinde 100 yıl geçmiş gibiydi.
Aslında yaşadıklarımız 100 saniyeydi..
Ve biz inanırdık uçan atlara.
Henüz görmemiştik aslında lambadaki
cini...
©münircndar
M