Bir kapı açtım.
İçeride yeşile gebe yürek,
Maviye çalan umut ile doluşmuş
Hisler var.
İstif olmuş gönül bağımdan içeri
Sıralı, fakat yoktan dağınık...
Bir kapı daha açtım.
Virgül şeklinde silüet ile
Ardışık gülüşlere yarenlik eden
Kifayetsiz cümleler var.
Kalıplaşmış tepkimelerde kurallara sapmış,
hepten devrik...
Başka bir kapıya yöneldim.
Ağlak duvarların ıslak kirişleri ile çürüyen kapıda durdum.
Acı vardı...
Keder vardı...
Hüzün vardı...
Korktum!
Açmadan uzaklaştım.
Düşünmeden mecbur kaldığım kapıyı açıp, içeri girdim.
Kapı kapandı.
Eklemlerimde ki kramp ile tökezledim.
Sonra dizlerimin üstüne çöktüm.
Karanlık odayı kaplayan ayaz ile küf tutmuş,
Kokusu ile nefes direngime ızdırap veren duvara baktım.
Baktım...
Uzun süre bakakaldım.
Direndim!
Karanlığa direndim.
Korkularımı dindirdim.
Kapıda ki küfü bedenime,
Ayazda saklı kokuyu tek nefesle içime çektim...
Sonra gördüm ki;
Karanlık sandığım oda, beslediğim umut ile Beyaza,
Bamsı beden Siyah çalmış...
Mahir Gündoğdu
K