Elimde kara kalem, önümde duruyor kağıt,
Yazmak istiyorum mutluluğu yazamıyorum.
Gözlerim daldı mazide yaşadıklarıma,
Yalnızlık, korku düşüyor satırlara.
Kaldırdım başımı baktım gökyüzüne,
Kuşlar gibi uçmak istedim mutluluk ülkesine.
O an sitem ettim yaradana, neden neden diye,
Kollarım kuşların kanadı gibi olsa.
Kanat çırparak gitse idim uzak diyarlara,
Özgürlüğü yaşasaydım doya doya.
Vurmasınlar diye dalların yukarısında,
Bir yuva kursa idim korkulardan uzak.
Kara kalemler yazmasın kağıtların üstüne,
Yalnızlığı, nefreti, kini göz göre göre.
Düşmese idi beyaz kağıtların üstüne,
Çaresizlik, kadersizlik, yalnızlık satırları.
Bırakmadılar beni bana, bahtım kara,
Döküldü gözyaşlarım kağıtlara.
Uçun kuşlar uçun haber verin dostlarıma,
Sevgiye, aşka özlemle yaşıyor bir adam.
Yüreğine kurdu büyük ve devasa bir yuva,
Sevgisini, aşkını yazmak dökmek istiyor satırlara.
Çok mu zordu istediklerim, yazdıklarım,
Yıllarca hasret ateşlerinde yandım.
Neden sönmüyor hasret ateşleri bilmedim,
Gelin hayatı sevgi ve aşk ile yaşayalım dedim.
Duymadınız haykırışlarımı, sildiniz satırları,
Söndürmediniz içinizdeki nefret yangınlarını.
Güneşimi kararttınız, yıldızımı çaldınız,
Aydınlıklar yerine karanlıklarda yaşadınız.
Kırmayın sevgiyi, aşkı dostluğu yazan kalemleri,
Duvardan indirmeyin mutluluk resimlerini.
Yüreğinizde ki nefretler düşmesin satırlara,
Güzel duyguların kağıtları miras kalsın yarınlara.
Özgür ve mutluluk dolu bir dünya kalsın çocuklara,
İlk ve son görevimiz duyun ey insanlar.
22.09.2015 Ankara.
©kartalsabo
K