Yürüyorum bu yolda, biliyorum sonum hazin
Dikenler batıyor ayağıma, hissediyorum paramparça içim
Fırtınalardan kaçamıyor yüreğim, üşüyorum titriyor ellerim
Omzunda dünyanın yükü, bunca ağırlığı kaldıramıyor bedenim
Neden ruhlar bu kadar kararmış, bu kadar habis?
Neden menfaatten uzak sevenlerin kalbine kederler işlenmiş?
Neden yaralar sarılmamış, acımasızca hep deşilmiş?
Neden bir hiç uğruna onlarca hayat heba edilmiş?
Ücra bir yerlerde var mıdır sevilmek için atan kalpler?
Mutluluğu en derinden hissedebilenler?
Yüzlerinde ufak da olsa bir tebessüme yer verebilenler?
Dertler üstüne geldiğinde metanetlice sabretmeyi seçenler?
Ben bu dünyaya ayak uydurmayı beceremedim
Ya da bunca kötülüğün içinde fazla masumdu düşüncelerim
Ya da fazla güzeldi büyük umutlarla düşlediğim hayallerim
Kim bilir? Belki de boşunaydı, taştan kalplerin yer ettiği karanlık dünyada aydınlığa dair beklentilerim
Nehir Sevim
©nehirsevim
N