Hüzündür,
geceden sabaha arta kalan,
sisle kaplı,
gözünün temaşa ettiği alan.
Mahrumsun ihsana,
gönlüne uğrarsa talan,
nankörler galebe, minnettarlık yalan.
Dert karanlığına ihsandan ışık saçar,
deva ararım kalbimdeki rivayetime.
Gözlerime bakar,
gözleri dolu naçar,
nail olmak ister her nankör inayetime.
Riyakâr, rezaletten bozma her haysiyet,
kalbim belirsiz bir nankör mezarlığı.
Bedene bürünmüş,
ruhsuz her şahsiyet,
inayete döndüm, nankörlere verin karanlığı..
İnayet maliki kalenderdir zatım,
çoğu düşmüşü çukurdan çıkardım.
Her biri dile geldi: "Sana minnettarım."
Bunu ikrara ne gerek,
nankörlerden daraldım.
Fitne karışmakta, minnettarların nefsine,
gözlerini bürümüş hırstan perdeler.
Gizlenmişler,
bendeki inayet gölgesine,
şafak söktü;
belli artık karanlıktaki nankörler.
©müstait
M