Ey nûr-u Muhammedî, âlemlere şefaat,
Seninle doğdu cihana en büyük selamet.
Varlığın nuruyla doldu semâ ve arz,
Adınla secde eden gönüller buldu niyaz.
Varlık âlemi seninle başladı ey Nebî,
Rahmetin rahmet oldu en yoksula, fakîr.
Sana sevdalı gönüller, her an zikirde,
Bir ümmetin nuru oldun her kelâm, her dîlde.
Sen ki, ahlâkın zirvesi, insanlığın gülleri,
Ey habîb-i Hüdâ, yücedir senin eserlerin.
Adaletin gölgesinde huzur buldu her can,
Merhametinle yıkandı kirli olan her yan.
Cebrail’e refîk, Mirac’ın kutlu sahibi,
Seninle açıldı gökler, duyuldu her âyîni.
Sana ümmet olan ne mutlu bu yolda,
Adını anmakla erdik cennete solmadan.
Sonsuz rahmet yağdı, gözlerinden her âna,
Seninle dirildi gönüller, nur oldu dünyaya.
Yâ Resûlallah, âlemler sana minnettar,
Adını anan diller, hüzünden arınan her yâr.
Ey şefaatin kapısı, ümmetin ümîdi,
Senin izinde yürüyen, bulur ebedî sevinci.
Kabrine varan her gözyaşı bir duadır,
Senin nurunda kaybolan ruh, rahmet bulandır.
Yolunda yürür bu âşık, gönlünde aşk-ı Muhammed,
Her adımda ararım izini, derin sevda içinde.
Gönlümüzün sultanı, ümmetin rahmet kaynağı,
Adını anan dil bulur sonsuz aşkı.
©hasanbey.
H