Haksızlık sonuna kadar ömrümü demliyor. Ömrüm ki sana mahkûm, sana tutsak, bir sana, bir iki sözüne muhtaç…
Aşıklar düşüyor bu şehirde birer ikişer ve her akşam ve her sabah aşıklar ölüyor bu şehirde.
Elimden bir şey gelmiyor.
Tutunamıyorum ne kendime, ne kendimi geçen gölgeme yaslanamıyorum.
Ölümler bir sabah, bir akşam beklemiyor bu şehirde…
Umutlar sen gittiğinden beri küs kalmışlar öyle ki yalvarsan, yakarsan boş, öyle ki umutlar düş olmuşlar uyurgezer bedenime.
Ve her defasında bir uçurumun kenarındayım, düşmekteyim her defasında.
Tutarsınlara kurduğum beklemelerim, umutlarımı küs saymışlar…
1