Kavuşacağız sevdiğim, kavuşacağız; mevsimlerin gökkuşağı gibi rengarek olduğu, sevda rüzgârlarının ahenkle estiği bir zamanda.
Vuslat ne kadar imkânsız olsa da, kavuşacağız biz; ruhların birleştiği elestü bezminden birbirimize aşinayız.
Kara sevdam; ben sana hasret kalmış, ben sana susamışım; yağmura hasret çorak toprak misali.
Yağmur ol, yağ yüreğime; yeşillensin toprağı yüreğimin. Yüreğime nakış nakış sevdasını işlediğim; gel de ruşeni ol gönlümün.
Ben sana hasret şiirlerimi yazarken toprak neva sırrını ezberliyor göklerin.
Gel ey yâr bahtiyar eyle ruhumu teşrifinle...
Ben seni ruhuma işledim nevbaharım, ruşenim; sevdamın arkasında dimdik durdum, Elif misali.
Eğilmeden, sağa sola bakmadan sevdim seni. Her lafzını kazıdım yüreğime; sana doğru gelirken, kıyamda durdum, rükû ettim, ama sağa sola bakıp selam vermedim hiç.
Ömrümü ömrüne kattım; hayallerimde, renklerin içindeki beyaz gibi tertemiz sevdim seni...
©pptygzll
P