Sen görmüyosun, duymuyosun, farkında bile değilsin ama bu sana kaçıncı yazmalarım sayısını ben bile unuttum. Bilirsin zaten saklamazdım ben hiç yazmalarımı, sen hep sakla derdin. İyi ki de saklamamışım baksana, ben hâlâ karalıyorum sana Kalemimin mürekkebinden döküldükçe, ama senin üzerine tek bir damla sıçramıyor. Güneşin öğlen saatlerinde havayı en ısıtan vakitlerde en iyi günlerimizde ayrılcam lan senden sevmiyom seni derdin, Sevmek için sana ihtiyacım yok derdim bende ama sen fazla ciddiye aldın sen gittin ben bittim. O gözlerine eşlik eden gülüşünü gördüm ya sana aşık olmaktan başka şansım kalmadı. Ben seni yanaklarından öpmeye kıyamadım dudaklarına deyerim diye. Kokunu çektim hep sana batmasın incitmesin yanaklarını sakallarım düşüncesiyle. Şuan her iç çekişimde kokun kaçıyor genzime biraz daha özlüyorum ne zormuş beklemek, beklenenin haberi dahi yokken. Aklıma düşüyorsun, ulan ben onun aklına bile gelmiyorumdur deyip başka bir şey düşünmek istiyorum kafamı dağıtmak. Beni düşünmediğini düşünürken ben, sen düşüyorsun düşlerime, düşlerimden düşersin diye düşünmemeyi düşlemiyorum bile. Sen onlar gibi değildin anlar gibiydin. Şimdi herkes anlayışsız ya da ben dile gelmiyorum. Nasıl biri diye sorarlarsa en çok beni sonra şiir yazmayı severdi. Parmakları kanayana dek beni yazabilirdi her yere ama ben onun beni yazan parmaklara bağlı olan bileklerini gide gele defalarca kestim dersin...
©mürekkep7
M