Değer verdiğin kadar yaklaşırdın kaybedişlerinin kapısına...
Belkide değer verişin diğer adı olmalıydı kaybediş!
Kendine onlarca söz verip hiç birini yerine getirecek cesaret bulamayışdı kaybediş.
Kaybedişler üzerine onlarca şey yazılabilirdi.
Neden kaybettiğini bildiğin halde hiç birinden vazgeçemediğin gibi...
Kaybedişler tek taraflı olmak zorundaydı hep!
Bir taraf çok sevip, değer verir ve sonunda kaybederdi.
Sonra mı?
Vazgeçen gelirdi bu sefer kaybetmemek için ama iş işten çoktan geçmiş olurdu.
İlk başta pişmanlıklar, nedensiz iç çekişler olurdu ama sonrasında yeni kaybedişler küllendirirdi geçmişi...
Her başlangıç bir kaybedişin ve Her kaybediş bir başlangıcın habercisi olmalıydı.
N