Yolumu kaybettim bulamıyorum
İstiklal diyorlar bir cadde-i kebir
Bir gördüğümü bir daha göremiyorum
Belki bir kadına çarparım da yolumu düzeltir
Diye koca İstiklal'de kadın arıyorum
Gittikçe artıyor kalabalık ve yalnızlığım
Anlayamıyorum
Yolumu kaybettim bulamıyorum
Ay yanlış pusulalık ediyor bana
Taksim'e çıkarıyor beni
Hâlbuki ben Beyazıt'a gideceğim
Yolun içinde yol artıyor
Kalabalığa yetmiyorum,biteceğim
Okuduğum dersten şansım yaver gidiyor
Kıyafetimden hemen tanınıyorum
Beni tanıyanların hiçbirini tanımıyorum
Kaybın İstanbul'u başka oluyor
Yolunu mu arasa İstanbul'a mı baksa
İstanbul karşısında tavus kuşu gibi
Açmış bütün güzelliklerini
Rayihalar içinde insan şaşırıyor kendini
Çiğneyerek o yepyeni bendini
Harikalar diyarına dalıyor
Önümde bir kadın dans ediyor
Önümde dans eden tek kadın değil
Ama gözlerim bir onu görüyor
Figürlerinin içinde yoruluyorum
Alkol tüketmem,huyum değil
Ama gerek de yok
Her kıvrımında yolumu kaybedip
Kafamı buluyorum
Oysa o yoruldukça birasını vuruyor
Bira vurmaya hazır birkaç erkeğin kalbine
İşte Beyazıt karşımda,ben de onun
Tam göğsünün ortasındayım
Bir âdem yok,sanki insan hiç ayak basmamış
Mekteb-i Âliyye yanımda saf tutuyor
Ona bakıyorum;bitkin,yaşlı ama durmuyor
Sabahları saat bile kurmuyor
Diğerleri gibi uyanmak için
Sabah ezanı dedin mi ayakta
Bana yalnızlığımı anlatıyor
©şair-i-dem
Ş