bir kez daha anladım kı hayatın boş ve içindekılerınde kısılıklerınin boş ve anlamsız olduğunu her defasında hayatın taktığı çelmesını ve bir filim sahnesi olduğunu. anladım ve hayat o rollerı ile meşhur ederken kendisını biz insanlar boş hayaller peşinde ünlü olmaya çalışan zavallılar oluyoz kamera arkası setten yönetmenin bile felsefesi zordur hayatın gece karasına dönmüş nefsimizin heveslerden oluşuna şahit olamadık ki kime sorsak Herkes kendi heveslerin içinde cırpınan ve çırpındıkça daha çok ölüme yaklasmasıdan korkak olmasıda cabasıydı Oysaki ınsan balık mısalı cırpınsada hayat denizinin bır okyanus oldugunu düşünmezken bir çok kez güvenmenin actıgı yaralardan zevki sefa tuttu insanlar ve getirisi günah oldugunu bile bile unutulan birçok kişiliksiz karakteri olmayan adamlar tanıdık denizin dibinden karaya vuran balık gibi çırpınıyor oldu insanlar ve kimse kimsenin derdini anlamazken kimse kimsenın derdini anlamadılar oysa hakikat belli ederken kendisini herkez görmezden geldi oysa ki gercek gözlerinin önünde varken yazan yazıyı bile görmemişler halbuki körleşmiş gözleriyle bakıyordu herkes ve Her insan denilen mahlukata şaşar Beşer dedikleri İnsanlardık bız hafızalardan unuttuğumuz bir çok gerçeklikleri hayaller yapıp sanallaştırdık gerçekten yok olmaya başlayan dünyanın renginde unuttuğumuz tek gerçek vardı oysakı hikaye diye ad veya lakap gibi gördük ölümün kavramını Aslına bakacak olsaydık eğer her canlı Birgün ölümü tadacaktır unutmasınlar ki bu dünya Da ne hanlar ne saraylar ne padişahlar ve Sultanlar geldi geçti ve gördükki bu dünya onlarada kalmadı ki Biz insanlara kalsınnnn haniiii...
©Ruyam eren
R