Ben sana değer verdikçe uzaklaştın sildin bozdun
ben gitmedim inan ki gitmek benim harcım değil
bunu en iyi sanacak sendin döndün
yüzünü ben de vazgeçtim
sürekli parçaladigin puzzlarim vardı gülücüklerimiz bir de hani sevmezdin ya
bir şiirimi
aldırmazdım en iyi şakalarımız bendim sana ınanan
bendim bir de sana öyle sanırdım.
ben çok hata yaptım şimdiye kadar
inandığım sen bileklerimden kestin
elini tuttum diye gözden düşen yüreğime
dikiş attım tekrar tekrar pansuman etmeye
izin vermedi bir yenisi daha silmeye kıyamazken
ik fırsatta terk edildi konuşacak kimsesi
yok benim gibi bir soğuk kahve
yoktan gelmiş sıfıra sıfır
eden darma duman
biraz önce soğan gitti gözüme ağlamam hoş değil yanlış anlaşılır
yakışmaz acıyarak bakarlar bu halimi
görenlerin çuvalın da kahkahası
var
Ama bu sefer başka bitti işte aşka son vedam
sevda yenik ağzımda repuari eksik bir gitar
bozuktu saatim tamirci çırağı gibi yetişirdin
düzeltirdin zamanın derinliklerin de kalan
antikaları
sihirli ellerin ile devasa lar yaratırdın sanat bahçesinde
sır perdesi aralanır dı
gittin sen işte hiç hesapta yokken
etimi çiğnedin benim
Haziran uğursuz sayım oldu takvimde
uğurladı gidenleri ard arda tire verdi
30 'un da anneannemi de toprağa vereceğim.
Oda gidecek işte yıkılacak.
koca çınar devrilecek üzerimize
Mevsimsiz kalacak evi barkı sönecek
bacasında tüten o ki benim anneannem di
patates soğan kızartan guzine ateşin de
Toprak ana alacak onu az kaldı
ki toprağı da sever çiçek elleri ile deşerdi her gün
sulardı çocuğu gibi bakardı o toprak ana da
gülümserdi ona
sahiplenir arka çıkar o da gitmeseydi bari dedi
Sonra üzerinden geçenler olduğunda ezildi
büzüldü rengini göstermedi
nihayetin de gitti uzaklara
Kimse elini uzatmad ben gibi mesela elim
havada benim de
hakikatli çıktı ama bravo bu arada
zaten elini versen kafasını kıranların şehri memleketi
burası bir el öpmeye gör
çarkı çevirenlerin dümenlerin gurbet ellerin
memleketi
istasyonlar da tren sesi makinist bağırır
son düdüğü çalar
bir an korku ile yüzünü kaparsın
irkilirdim bu kaçıncı ayrilik olacak ışığı sönen
diye içi ûrperir içimin yangınlarına bulaştım çok darp yemiş tumsekte kalmış
kim sulayacak şimdi
Ben bazen de kediydim yamacında saklanan yumak arayan işte camına çıkan seni
görmek için sallanırım
yaslanirim duvarına tırmanırım
az ile kanaat ederim biraz da
dili geçmiş zamandan geldim ya
açtım yüreğimin han kapısını
nasibimi beklerim
her defasın da kırılsam da düzelirdim kendimi
Güçlü olan ilan ettim nefes almayı nasıl
başardım hayret demiştim
maviyi severdim o denizi koy körfezi
boyadı gözlerimi makyaj süsü verdi hep
ondan sonra oldu ne olduysa rimelim aktığında
maskaraya döndüm.ödül mu cezamı bu
mavi anne sen söyle
Şimdi tükendi denizim hayalleri bitik
bir kepez sahilindeyim boylu boyunca
uzanan kumsalın ortasında hayal mayal
ha yarın ha bugün gideriz dediğim o yer
şimdi gözümün önünde duruyor ama içine
giremiyorum öyle bir su bu derin okyonus
yazıyor yazıyorum benden bir iz
taşıyorum dönersen kâr sanıyorum
vatan-ı özlemiş bir askeri anıyorum
merhameti için can verenler deyim
sözleri öğüt nasihat bildiklerim niye arkasını
döndü peki ne eksik ben de fazla ya da sanırım
anladım ki çok gördüler yanlarına almadılar
sen çok değiştin dediler sonra da tutup ta
yazmayayım mı bu kadar
böyle değildin eskidin yok yeniyim artık
kırıldığı yerden topladım eşyalarımı çektim gittim
bir daha gelirsem yine kırılirim demirle yontulmadim ki
istenmedigim yerde durmadım candan öte yüreğimin
sırdaşıyim candan yüreğimin duacisi
bırakmaz ben böyle gördüm böyle iyiyim
bunu bildim bunu söyledim iyiliğini
ister daima yüceltirim
elbet iyiliğini de gördüm haklarım
varsa helal olsun dedim o başka
ama bir merhamet için koşmadim ki
ben ne insan lar tanıdım varken
yoktular şairin dediği gibi uzaktan da,
olsa, bir güneş oldular evime
doğdular
Ayak bağı olmam geçmem yurduna
gülersin belki içinden de olsa
hissederim
kan ağlar benim içim bugün kötü bir haber
aldım postacidan
anlatamadım bu sefer tutuldu dilim
kara haber-i sardım mektuba ip ile gönderdim
gerisi geriye
©ebrulimsi5
E