H

Kerbela’nın Işığında: Hz Hüseyin

Ey Hüseyin, ey cihanın ölümsüz yıldızı,
Kuru çölün sıcağında yatan o cesur yürek,
Asırlar geçti, zaman değişti,  
Ama Hz.Hüseyin’in adı, bir dağ gibi yüreklerde,  
Gibon’un dediği gibi, Kerbela’nın hüznü,  
Bugün bile okuyanı gözyaşına boğar,  
Sanki aramızda bir duygu bağı var.
Gandi, özgürlüğü arayan Hindistan’ın rehberi,  
Hz.Hüseyin’i okudu, hayatını sayfa sayfa inceledi,  
“Eğer özgür olmak istiyorsak,” dedi,  
“Hüseyin’in yolundan gitmeli,  
Onun gibi adalete baş koymalıyız.”
Dickens, edebiyatın büyük ustası,  
Sordu kendine, “Eğer dünyalık peşindeyse,  
Neden sevdiklerini yanına aldı savaşa?”  
Anladı ki Hüseyin, sadece İslam için savaştı,  
Ve bu yolda her şeyi göze aldı.
Karlayl, tarihin derinliklerinde bir filozof,  
Kerbela’dan aldığı dersi dile getirdi:  
“Hüseyin ve yoldaşları, imanlarıyla  
Gösterdiler ki hak ile batılın savaşında  
Sayının önemi yoktur,  
Az sayıda olsalar da zafer kazandılar.”
Brown, oryantalizmin bilge ismi,  
Kerbela anlatıldığında, dedi,  
“Üzüntü duymayan bir kalp var mı?”  
Müslüman olmasalar da,  
Hz. Hüseyin’in pak mücadelesini inkar edemez kimse.
Frederic Jomes, sevgi ve muhabbetin sesi,  
İmam Hüseyin’in bize bıraktığı mesajı anlatır:  
“Sevgi ve muhabbet oldukça,  
Hz. Hüseyin her zaman var olacaktır,  
Bu yolda savaşanlar,  
Onun gibi ölümsüz kalacaklardır.”
Boyed, cesaretin ve kahramanlığın izinde,  
Hz.Hüseyin’in yüceliğini dile getirir:  
“Adalet ve özgürlük,  
Asla zulme boyun eğmez,  
Ben, Hz. Hüseyin’in tarafında yer aldığım için  
Mutluyum ve gururluyum.”
Washington İrving, Amerika’nın tarihçisi,  
Hz.Hüseyin’in Yezid’e boyun eğmeyişini anlatır,  
“Hayatını kurtarabilirdi,” der,  
“Teslim olsaydı Yezid’e,  
Ama İslam’ın liderliği,  
Onun boyun eğmesine izin veremezdi.”
Kızgın güneşin altında,  
Arap çölünde yatıyor Hüseyin,  
Ama ruhu ölümsüz,  
Ey pehlivan, ey cesaretin sembolü,  
Ey eşsiz kahraman,  
Senin adın, sonsuza kadar yaşayacak.
©hasanbey.