Dünyam kararır bir gülüş eksik
hayal kırıklığı ve cam gibi batar
sarar herbir yanımı kâbus yine
sessizliğe bürünmüş bu geceler
korkarım savunmasız çocuk gibi
hayat bir yanımı çalan baharım
bahçemde solmuş güller açmaz
yalnız dikeni filizlenir kalbe batar
o an yaraların esiri oldum kimseye
derdimi anlatamadım anlatsam
kim dinler ki sonra arkamdan gülüp
konuşmayacağı ne belli ki güvenmek
çok zor inan uykusuz sabahladığım
kaç gece bu ölüp dirildiğim acılardan
sustum artık dilim mühürlü konuşmam
artık bıktım hep ezilip dışlanmaktan
terkedilmiş sokak köpeğinden farksız
ellerim titrer bedenim üşür acizce
yardım etmek yerine geçip giderler
ruhum acır en derin duyguları karışık
bahtım kara kaderime kahır oldum
ne gündüzüm sabah ömrüme sarhoş
akan gözyaşımda efkarım var benim
bir çölün ortasında kuru yaprak gibi
gülmeyi unuttum ben ne zamandır
mutluluk nedir diye sorsalar bilemem
çünkü ben keder içinde doğmuşum
hergün acı bir tebessüm uyandırıyor
geçmişe dönüp baksam ne bulacağım
yitik ziyan halde bütün sevgi denen
herşey koca bir yalanmış meğersem
karşılıksız sevgi denen birşey yokmuş
hayat bir düzene girdi çıkmaza döndü
rüzgârın peşinden zamansız sürüklendi
kalan kime inanacağımı bilemez oldum
kime sırtımı dayasam hançer vurur
yedi içti dost bildiklerim sefa sürdü
sonra tekmeyi bastılar kapı dışarı
herkes sığınacak bir kuytu buldu
ben ise kaldım açıkta kimim varki
C