akşam meltemine dayanamayan,sonbahara yenik düşen yapraklar,
durgun denize aldırış etmeyen martılar,
tozlu aşk sayfalarında bitmeyen ıhlamur kokusu,
baş döndüren bir rüzgar,
buram buram bir poyraz,yaktıkça eriten.
yazılamaz bir şiir,çizilemez bir resim,uzak ve başkaydın sen,
güllere karanfillerle gülüşmeyi öğreten,
toprağa deniz kokusu,aşka aşk verendin sen,
Minnacık ellerine aşkı bana öğreten.
çokmu taptık sahiden sahilde gülüşen kuşlara?
fazla mı kıskandık yoksa kıskanç kiraz çiçeklerini?
çok mu küs kaldık,çok mu kaçırdık ayrılığın dozunu?
çok mu ağlattım ağlattım seni,kırıp attım sazımı.
dilim tutuldu ben sustum,çağlayan kalbim sustu,
konuşamaz oldum ,kekeler oldum adını
sonra öldün işte, herşey başladığı gibi bitti
sararıp soldu aşk fidanı
herkes kendi yoluna gitti.
(bütün gün uğraştım ,umarım değmiştir)
©mrtcnnvrz
M