Çevremde binlerce ayna var,
Hangi biri gerçeği anlatıyor, bilmiyorum.
Benimle boy ölçüşen yalnızlıklar,
Alışılmışlık masasında, görüyorum.
Yüzleştiğim gerçeklerin rehaveti,
Sakil bir ağırlık bırakıyor üstümde.
Ufak tefek duyguların katili,
Benmişim gibi bakıyor yüzüme.
Gözlerimden çağlayan mahzunluklar,
Kırılmaya az kalmış bomonti kadehlerinin,
Kafa bayan tadına karışıyor, öyle hunhar...
Bense izliyorum yalnızca, dolan kadehleri
Bütün vakitleri bir edip
Önüme sunuyor yaşanmışlıklar tepsisinde.
Her bir kaşık boğazıma dizilip
Beni adeta boğuyor yeminlerimde!..
Aydınlıklar çok gelmiş olmalı ,
Benim zifiri karanlık dünyama...
Ayrılık kokan nefesimle mumları
Söndürüp fırlatıyorum aynalara!
Ardından beyaz renkleriyle tek tek
Bir silüet çiziyorlar besbelli...
Tabutu geceden ibaret, ömrü kelebek,
Kendimi görüyorum, artık ölmeli...
Ruhumu kanatlarının ardına
Sakladığım siyah kelebeği,
Bir günlük masalıma ortak edip
Mezemde devriliyor, kırık bomonti kadehleri.
u.printer
U