Ellerinle besleyip, büyütür, yetirirsin.
Kendi hüzünlerinin gölgesi,
Onların mutluluklarını üşütmesin diye.
Kırılırsın ama söyleyemezsin.
Uzun uzun ağlarsın,
Kendine bile belli etmeden.
Aynaya bakamazsın,yediremezsin kendine.
Ne söylersen söyle kırılırsın.
Kırıldıklarını da, kendini de kandırabilirsin;
Kalbini kandıramazsın; uzun uzun ağlar,
Olmayan tesellisiyle avutursun
Yüreğinin beşiğinde gönlünü.
Kırılırsın; abi de olsan, baba da olsan.
Kırılırsın;abla da olsan, anne de...
Önce bunu belli etmek için,
Tavrını alırsın;duygularını zırhlamak uğruna
Teselliyi ararsın minicik bir özür beklemekte.
Sen yine sarılıp, basarsın bağrına hüznünü
Kucağındaki sancılardan yer açıp...
Aynı şeyler yine başına gelir.
Tek suçluyu kendin ilan eder,
Kelepçelersin bütün güzel duygularını.
Söz verirsin kırıldığını göstermek için kendine.
Başaramazsın;firar eder hücresinden,
Yüreğini kanatan bütün sevgiler.
Kırılırsın;abi de olsan, baba da olsan.
Abla da olsan,anne de...
Gün gelir içinde küflendirdiğin duygularla,
Veda edersin bütün sevdiklerine.
Daha doğrusu bütün büyüttüklerine,
Daha da doğrusu seni üzen herkese.
Unufak olmuş kalbinle gidersin işte,
Onlar da sana dua ederler...
Daha düne kadar seni tarumar eden dilleriyle,
Kırılırsın; belki de ilk defa söylemek istersin.
Onların kırılmalarını da göze alarak, ilk defa...
Kırılırsın; anne de olsan, abla da,
Abi de olsan, baba da...
İstesen de artık söyleyemezsin,
İstesen de artık onları göremezsin.
©yetimşair
Y