P

Kırmızı Atlar

Yine saat yaz güneşi
Nurolun ambarından çıkmışım
Terlemişim ılık ılık
Yüzüm çamurlu.
Yorulmuşum birazcık yaşamaktan.
Tırnak batması kadar acı veriyor hayat
Dudaklarımda tuzlu su
Cam kırığı kadar keskin yürüyorum.
Kulaklarımda legal bi şarkı çınlıyor.
Titriyorum
Denize dökülüyor yüzüm
Hatırlıyorum
Ne zaman dinleyecek olsam bu şarkıyı.
Kırmızı atlar geliyor aklıma
Kenarlı şabkalar takmış adamlar görüyorum.
Cigarası dudaklarında sönmüş kalın tabanlı adamlar.
Lekeli kadehlerin sesine kalkıyorum.
Güneşi diktiğimiz pencereden izliyorum dünyayı.
Hatırlıyorum
Ne zaman dinleyecek olsam bu şarkıyı
Kırmızı atlar geliyor aklıma
Elektiriğe tutuşmuş kartal kafesine gidiyorum.
Kırılmış tüfekler taşıyorum sırtımda bilmem kaç bin ağırlığında tehlike var.
Şarap kadar kırmızı kan damlası namlu uçlarında.
Yine saat can korkusu
Nurolun ambarından çıkmışım
Bir elimde orak
Diğerinde çekiç
Usturadan yanağım kesik
Yorulmuşum savaşmaktan
Ufalanmış bir kaç kemiğim
Göğsüm ateşli
Kurşun kadar hızlıyım koşuyorum.
Kulaklarımda legal bi şarkı
Korkuyorum
Toprağa gömüyorum umudumu
Hatırlıyorum
Ne zaman dinleyecek olsam bu şarkıyı
Kırmızı atlar geliyor aklıma
Gelip giden kahverengi kapıları
Bu kapıları tekmeleyen sürekli tüküren adamları.
Heybesinde kurumuş ekmek kokusunu duyuyorum
Gün ışığını yutmuş
Ensesinde ölümle uyuyan kırmızı atlı adamlar
aklıma geliyor
Ben ne zaman bu şarkıyı dinleyecek olsam
Aklıma kırmızı atlar geliyor