İşte sımsıcak hotellerde akasyalar dururken
Hint enstantatesi uykularda, ağzında sönük cıgara
Eğilip dudağında cıgarası yakıyor kimseler görmesin diye
Gizli ulaklara sıçratır diye bilir misin geceleri
Şu aydınlık geceleri, yalnız geceleri
Hiçbir zararsız ödleklerin arasında tek tük akasyalar.
Hiçbir zaman ödleklerin arasında tek tük akasyalar
Asıl ödlek hotellerde kırmızı sonbahar biçimli şeytan ağızlı
Çıplak gözleriyle ağzı bir karış açık
Sönmüş ışıklarla raks ediyor, güneş karşısında
Bir yıldız gibi doğar o güneş parçası
Yalnız kırmızı renkleriyle açan, yelpazeli karanfiller.
Hotel aralarında kırmızı sonbahar geldikçe geliyor
Ellerinin elleri, gözlerinin gözleri, dudakların dudakları
Dudakları desen rujlu, bazan kırmızı bazan yine kırmızı
Rimeli üst üste dizilmiş, alt alta kadınların ağzı duruyor
Ağızlarında vişne tadı, kadehlerine ruj lekesi
Kadehlerle sevişmeler oluşmuş
Sevişmeler gece gündüz kırmızılarla.
Göğsüne yeşil mürekkep dokusu bezenmiş
Sunturlu bir gök, mavilikler coşuyor
Sıvanmiş yerler kırlar diz boyu
Büsbütün alçalmış çocuklar gökkuşağına bakıp bakıp
Ağlıyorlar
Ağlıyorlar
Kim bilir kırmızı sonbahar gecikince gecikiyor
Çare, çare bir parklarda oturmalar olacak
Annen desen çarşıya, baban desen memuriyete
Almış başını gitmeler olacak sıralarda olacak
Ki dolgun yüzler çaresizce bakıp bakıp
Ağlıyorlar
Ağlıyorlar
Ki dolgun yüzler çaresizce bakıp bakıp
Ağlıyorlar
Ağlıyorlar...
©ikinciyeni
I