M

Kırmızı Toprakta Zaman Yolculuğu

Balkon taşında saksı çiçekleri.
Otuz senelik binanın boyalı pencere demirleri...
Melahat abla sepet sarkıtır camdan aşağı...
Bakkal çırağı iki ekmek getirir koşarak...
Usulca alır parayı , hızlı yapar teslimatı.
"Fırla ! " demiştir ustası.
Aşağı mahallede 131 ; mahallenin tek gülü...
Kıymetlidir ama yan aynası , top oynayan çocuklara gazi gitmiştir.
Bağrışmalar, gülüşmeler , mahalle önü dedikodular...
Siyah önlüğü ve beyaz dantelli yakasıyla öğrenciler geçer bir yandan.
Babalar gerçek emekçidir , eve gerçek ekmek girer.
Dertlidir halk , ne olacak bu ülkenin hali !
Mutludur halk , posta gelir gurbetten ...
Sayfalarca mektup , aşıklar aşıklara yağmur misal yağmış satırlarda.
Televizyon birleştiricidir o zamanlarda.
Öyle bin türlü kanaldan ses çıkıp , milletin aklını karıştırmaz.
Diziler, komşuluk bağını arttırır...
Dizi bitene kadar çıt çıkmaz, bu bir görgü kuralıdır.
Ama bittikten sonra başlar en koyu muhabbetler...
Ülkesiydi, çocuklarıydı, parasıydı ,dizisiydi...
Paylaşılır dertler ve sevinçler.
Ama gerçekten , gerçekten paylaşılır...
Havada kalmadan , çözüm bulunana kadar konuşulur.
"Takma kafana" demek yerine , " sen merak etme , el birliğiyle çözeriz " denilir.
Bağ, çok güçlü bir bağ !
Belki aksar işler, belki susar şehirler.
Ama kabadayılık bile saygıyla yapılır.
Komedi , komik gelir herkese.
Duygusallık ağlatır herkesi.
Hangi gelişmiş akıl bozduysa bu düzeni.
Bireylerin , bit gibi bitmesiyle neticelendi herşey.
Toplum sadece bir kelimedir artık.
Kuramlar, kavramlar , yalancıktan gülen kravatlılar.
Artık rahat yok ki batsın.
Güneş yok , nasıl açsın !
İşsizler iş aramaktan kaçar, işçiler dolandırmanın yollarını arar.
Yöneten zaten Allah'a emanet.
Ama ümit !
Hala balkon taşlarında saksı çiçekleriyle .
Suyunu veren bir annenin ellerinde.
Aynı şefkat , aynı merhametle...
Ümit !
©mey