sanki çelikten bir kalbe sabırla inen küçük kararlı yağmur damlaları gibi sokuluyordu aşk
hafife aldığın hayat
en ağır yerinde zorluyordu evsizleri bu kış yine
bazıları kışın bembeyaz aşkını anlatırdı fısıldardı yakınındakinin kulağına
sen hepsinden uzak
zıplayarak yürüdüğün ayaz sokaklarda sadece üşüyüp tekrar koşardın hoyratça
oysa yağmur yağardı gözyaşlarının üzerine
uzaktaki bir adamın
afilli sözler gibi gelirdi...
bir anda konuşan dudaklara alışık değildi kulakların
çünkü hayat bir çocuk balonuydu elinde
yüzün panayır yeriydi
eğer keyfin yerindeyse
oysa kış gelirken
kalbi üşümekteydi uzaktaki adamın
"şiirleri en güzel yalancılar söyler" diyordu biri
virgülü koymamıştı bilerekten
güzel yalancılar
güzel şiirler
güzel söylerler
güzeller söyletirler diye bilinirdi
ö.Ö
H