E

Kış Güneşi

Şimdi ne yazacağımı bilmiyor kalem
Şiirler buz tutmuş sanki kenetlenmiş
kelimeler de dilimin ucunda
birikmiş sözler nazar boncuğuna
iliştirilmiş umut kırıntısı uçacak...
dokunursam eğer! susuyorum
o yüzden kamçılamışlar dizelerimi de
korkutmasınlar.
Kulağımda çınlayan tatlı bir sesi dinliyorum
Yalın ayak susarak..
Ağlar örer sarmaşıklar zehrini saçardı
üzerimize doğru.
Ama olsun sayfalarca sen varsın.
öğütürüz değirmen de ağları da kalmaz.
Bir çivi olsam sana çakılır aklım kalırım
orada bir ömür boyu saklanırdım...
Mest etmiş yediveren güllerim coşar
kollarını açar batsa da acıtmaz dikenleri
Gülün katlanırım...
Tekbir getirir di gülüşlerin gümüş
Tepsi de sunulurdu kurdele ile sana
dönük hamd olsun! ki yokluğunda
güzeldi bu şehirde.
Söylemek istediğim her şeyin
baş harfi adına roman yazarım,
Şiir okurum eksik kalır şiirlerim
kekremsi bir tad oluşur bereketlidir
Kaçacaksın uzağa diye korkuyorum.
Sen geldiğin de koşarım!
pencereye geleceksin diye beklerim...
Usulca tam şuram da genzimi
yakan dem vuran kirpiklerime
uzanmış yağmurum benim.
Süzülürsün  içime dökülürsün
usul usul anne sıcaklığında ısıtır
Böyle güneşi daha önce görmedim
ben güneşim mavi ye boyanmış
huzur verirdi.
Seni bana sormasınlar sakın
Alacakları cevap aynı değişmez.
Seviyorum tekilini sadece sen bil duy yeter!
Dar zamana sığdırdım.. ben seni
içimi ısıtan güneşim benim, kavrulurum
Kül olur yangınım rüzgâr olurum
savrulurum yerden yüksek aşağı dır
benim hayallerim hepsine tersine düşerken
Bir şans eseri. Güldü talih kuşum
uçar havada desen çizerdi.
Cennetten gönderilmiş bir meleğin
Gülüşlerinde ıslandım ben.
©ebrulimsi_