Kalıplaşmış cümlelerin arasında sı kı şıp
kalmış sıradan
Kelimelerin kısır döngüsünde ayak
Altın da eziliyorum.
hiç bir yere ait değilim
sorsanız nasılım diye? kimim ki ben
nereden geldiğim belli ama .
bilmediğim çok şey varmış meğer
bildiğimi zannettiğim.
öğrenirken şaşırıp kalıyorum...
Ûzerine bastığım toprakta eriyor
zaman bir bilen var gören
belli gezdiğim gördüğüm yerler
yabancı da olsa ilk böyle başlamıştım
şiir dediğim de aklıma yansır ışık vururdu
yüzüme az çok fire verir...
Müzik seslerinin sonra kulağımı çınlatan
başlıca nağmelerin dokunaklı sesinde
buluştu ahenkler sırasıyla döküldü
dilime türemişti...
Sığınak aramadım
konuştukça sırlarım ortaya çıkardı
gerçekleri söylesem
sır tutabilir misin bilmedigin gerçekler
vardı yalan bile söylediğim
kendimden geçercesine
En çok seni dinlemeyi sevdim
umursamaz eğlenirdim güç
bulurdum yorgunluklara kaynardı
ateş suda harla çorba
ocakta pişer dumanı tüter...
mis gibi yerdik açtık ikimiz de...
Ben mutlu etme çabasında
varlığımizim yoktan ibaret
olduğunu bilirdik
kimin umurunda ki peki...
Çıkardım kendimi ayırdım,
soyutladım şiirlerim kalsın nöbetçi
ben den bir parça temsil
örnektir birazda karşılıksız iyiliklerin sahibisindir...
parmakla gösterilen hor görülen
Duygulara işık tutarken aynada
çıkar yansıman seni ele verir.
Dağılırken saçlarından tutam..
Şekil almasi için uğraşırken
kırılır tokan...Dökülür ken
Dudaklarından gülüşlerin kaçar hevesi
yabancısındır artık kendinden de kaçarsın
bir müddet sonra bulamasınlar diye
köşe bucak ararlar durmadan çok
uzaklasamazsin kendimi biraz da
sen de tanıyayım izin ver
gizli saklı yasaklı kimim ben
©ebrulimsi5
E