Çocukluğumun peşinden kıvrıla kıvrıla gelen bir yılan
Çatal diliyle mırıldanabilen bir çocuk
Hayallerimin boğuk sesli fısıltısı
Ve hayatın iki ayrı gerçekliğini anlatan bir filozof
Bir kadın, hayalleri buruşmuş olan
Başlığının kenarından düşen ak saçlar
Bu gözkamaştırıcı beyazlık karşısında
Siyah sayılabilen
Gökkuşağını kıskanan dopdolu siyah
Oysa farkında değil kendinde olanların
Gözünü gökkuşağı etmiş kıskançlığı
Gece tamamen onunken
Annemin karanlık gözlerinde gördüm
O aydınlık sevgiyi bana bakarken
Gözleri doymuş olduğu için şaşmıyor kimse Başımın üstündeki ışık tapınaklarına
Hangi bıçakla kesersin ki ruhu
Herkes sevdiğini öldürürken,
Çok defa öldüm zannedip de ölmeyen
Ama umutlarını katleden bir şair
Dünyanın en dahice oyuncağıyla oynayarak büyüyen aptal bir çocuk
Aynada iki gözünü birden kırptığını gördüğünü iddia eden kör bir kız
Rüyaların yapıldığı maddeyi keşfeden bir mucit
Yaşam denizine yelken açmış genlerle yüklü gemiyi kontrol eden bir kaptan
Beyaz bir karganın sesinde tınlayan hayallerin melodisi
Ve hayallerinden dörtnala kaçan küçük bir kız çocuğu
Ö