H

KIZIL BAŞLI KARTAL

Bir derviş olup yürüdüm uzaklara ırmak inadıyla,
İpeksi bir sessizliğe büründüm düşler ülkesinde,
Bir hayat buldum orda kendime mahcup ve duru,
Sözümü unutarak Kaf dağının ardındaki,
Kızıl başlı kartalın gittiği yöne doğru...

Söğüt ağaçlarının bulutsu serinliğini,
Kızıl bir renge dönüştürürken akşamı,
Uzaklardaki seni gün batımında düşürür aklıma,
Biraz üzgün ve ürkek bakışlarla gitmek isterdim,
Kızıl başlı kartalın gittiği yöne doğru...

Çıkardım mı kılıfından sedef kakmalı gümüş çakıyı,
Usulca yaslanırım yaşlı bir çınarın yorgun göğsüne,
O zaman belki varırım düşler ülkesinin krallığına,
Biraz yorgun ve bitkin halde gitmek isterdim,
Kızıl başlı kartalın gittiği yöne doğru...

Bir tutam kekik ve bir tutam dağ lalesi koparırdım,
Ve usuldan, usuldan söylemeye dururdum,
Eşkıya türkülerin kederli sözlerini,
Acı dolu dertli günlerin ardından gitmek isterdim,
Kızıl başlı kartalın gittiği yöne doğru...
©apollo35