Bir vestiyer askısında bekler gibi bekleyenler var, zamanını.
Belki kırışık ve soluk,
Belki hiç giyilmemiş tertemiz.
Gelecekten bir parça..
Toplanacak çiçekler var bahçelerde,
Dalından koparmadan,
Ellere değil yüreklere demetlenecek..
Geniş zamamdan bir parça.
Telaffuzu zor kelimeler var,
Konuşulmayı bekleyen.
Dile batacak ama,
Gönül alacak.
Zamansızlıktan bir parça..
Hududu çizilmemiş gökler var üstümüzde,
Yağacak yağmurlar, açacak güneşler; üstümüze..
Koklanacak kokular var havamızda,
Yağmur sonrası toprak gibi,
Kızıl lale gibi,
Aşk gibi,
Zamanın kendisi.. (dias)
Kaf Dağı'nda açan kızıl lale,
Seni tarif etmek mümkün mü sözle?
Kalemde gammaz olmazsa bu sır taşınır mı serde?
Hem nazendesin hem de pek azametli yüce
Kâinatı kuşatan büyük güç sende
"Aşk"dedin,kokunu bıraktın evrene
Nice bileği bükülmez yiğit,yoluna can verdi
Nice sırtı yere gelmez küheylan devrildi?
Kaf dağında açan kızıl lale,
Kartallar uçmak istedi sana,kanat açtı göklere
Kanatları yandı,gelemedi, göğü bıraktı ebabile
Bilge baykuş konuşamadı,dilleri lâl oldu
Sözü bıraktı garip hüdhüde
Eyy canımın içinde benden öte can
Kaf dağından kovulduğumdan beri
Ararım kızıl rengini kor ateşlerde
Bulur muyum izlerini;
Yeni doğan bir bebeğin gözlerinde
Yahut kayaları aşındıran gür bir şelalede
Yağmurla gelen gök kuşağının yedi renginde
Asırlardır birbirine meşkle sema eden ayla güneşte
Her kış solup baharda dirilen akasya da,menekşe de
Ararım seni dalgalanıp taşmayan denizlerde
Fani kudretiyle dönmeye nâ mümkün bu kusursuz düzende
Dolaşırım yedi evreni yine de bulamam izini
Kaf dağında açan kızıl lale
Hüzün sarınca varlığımı
Elimi koydum göğsüme
Kaf dağını yıkmış
Yerleşmişsin kalbime... (mihman58)
D