Tanıştığım yalnız bir kadın vardı...
Orduları korkuluktandı, kaçırırdı her kim girmek istese...
Oysa kızıl bir havaya hükmediyordu saçları, farkında değildi...
Coğrafyası erozyona uğramıştı, bell'iydi...
Sartre, Nietzsche, Wittgenstein zihnimde fikir çukurları açarken,
Bu yanlış anons da nereden çıkmıştı, adına aşk dedikleri ?
Varoluşsal düşünceler ne ara yerini tuhaf hislere bırakmıştı da;
Hayranı olduğum anarşist benliğimden uzaklaşmıştım ?
İşin aslı, bizden sinemalara diyalektik bir kurgu dahi olmazdı...
Bir film sahnesinde bocalardı gözlerimiz, devirirdi bakışlarımız birbirimizi...
Eğer aşkın bir devrim cümlesi olsaydı bize dair, şu olurdu...
"Ölülerimiz kavuşsun bari, yaşatamadık dirimizi..."
©tarantu
T