_______________________________
Bir ölüme bir zulüme yürümenin,
ve kendime dair suçlamaların arasında
etrafımı çevreleyen havanın,
tenimde koyulaştığını sezdiğim
belirsizliğin çemberindeyim..
Yaratıcının kendi adı kadar iyi bildiği
kader çizgimin ölümsüz bir güçle
ağırlaştığı bölgedeyim..
Ey insan Ey doğuran Nisan nerdesiniz,?
Gel deyin ardıma bakmadan geleyim..
Bu kendini adamışlık,
Bu vicdan aramışlık,
Bu sandalyeleri ateşe verip yakmışlık,
Bu fidanlara çaresiz bakmışlık..
Kırılan kaleme reşitsiz kalmışlık..
Çevremdeki izler tartışılmaz çok derin..
Azrailin tütsüsünde sarhoşlarken
kılıçtan sivri yüreğin.
Aniden bir şeylerin seni çekiştirdiği
hissine kapılırsın..
Terkedilmişliğin çengeline takılırsın..
Yerle gök arasında savrulurken ruhun,
yüreğindeki başıboş yaranın
dibine çakılırsın...
Gecenin içinde süzülen güçte kendini sana bağlamış kordon çizginden
medetsizce asılırsın..
Derimi şiddetle kaplayan,
Dilime kırgınlıklar saplayan.
Fiziksel ve zihinsel örülmüş ağ..
görünmez acıları kalbime yıkan dağ..
ölümsüz sihre konsantre kurulan bağ..
iliklerime kadar darbelendiğim bu çağ..
Ah ne durur neyi bekler bu gökyüzü,
Fidanları onar yağ telaşlı yağmur yağ..
Mızraksız neştersiz bir kesik.
Adım ölümle yazılı birleşik..
Bronz tenine solgun bir renk gelmiş
kuzguncukların,
Eni dara büyük gelir uzuncukların..
Kıvırcık saçları sıradışı kehribar gözleri
Firavun tavırlı yobazların cömertlikten
tenzihli sövgü dolu sözleri
Kedi köpek şiddetinde zulüm kavgaları.
Sütleğene küsmüş şifa tıgala'ları..
Hadi çekinmeyin donatın masaları,
Mahir'in mendiline sürün tasaları..
Üstümde gecenin göğü,
Suratımda rüzgarın parmak izleri...
Ateşlenen bir silah mermisince
gökyüzünden göğsüme düşüşü,
gözlerimi yakan eplalistlerin üşüşü..
Oysa ben sayılamayacak kadar çok
zamanımdır aydınlığın tezahürü,
Lanetlenmiş siyahın zuhürü..
ipe serilen tazeciklerin sessiz çığlığıyım.
Kod adı altmış sekiz'lerin unutulmuş
yasıyım.!
____________________________________
Saygılar...
©sualistt
S