Düşlerimde yer çekimi yok benim.
Gök itiyor,yer yükseltiyor bedenimi.
Ya bedenim dar gelir kalbime,
Ya kalbim geniş kalır bedenime,
Ruhum sahiplendiği bedenimi tutar,düşmesin umutları diye.
Ben,sadece susarım...
İzlerim içimde devirdiğim tabularımı.
Karışmam gönül işlerine!
Uzakları yakın etmek kalbin işidir,bilir o işini der geçerim.
Geçmişin geleceği kaybetmişliği benimkisi...
Vücudumu, yavaş yavaş felce uğratma senaryosu.
Solunum cihazımdaki nikotinim,
Serum diye verilen anasonum.
Ve ilaç diye sunulan geleceğim;
Komadayım direnir gibiyim ölüme.
Bir nefes kala tınısız bir ritimdeyim.
Kime yalvarır gibi bakıyor gözlerim?
Kimde kaybolmuşum da bulamıyorum kendimi?
Peki kİmin izleri bu saate kadar dizginleyen koma refleksimi?
Şahidim tek,neye attığını bilmediğim,ritmi bozuk kalbimin,
Gözlerim sırât köprüsünün tam ortasında,
O ince cizginin tınızız sessiz sesinde,
Kırpsam bağlanacağım kapatsam kopacağım,
Ben bile anlayamazken kendimi nasıl anlatacaktım ruhumdaki izleri,
Har yağışı var bu dünyada ve arasında kalmış bir ben.
İnsanlar cinnetten duvarlar örüyorlar sokak aralarına.
Zemheri,ruh hastası olmuş,
Şems kan ter içinde kalmış.
İnsanın dudakları çöl olup kururmu?
Serap görmüş vuslat gibi yutkunma çabasını severcesine,
Gözleri okyanus olup terlermi?
Yağmurun her damlası gözyaşlarıma baraj kurup selini itercesine,
Peki şiir mısraları arasındaki boşlukları doldurma çabalarım...
Boşluğu doldurduğum anda anlamını yitirdiğim hayatım.
Özgür bir nefes çektiğimde dudaklarımın devrimini tamamlayışı.
Darbe girişimi yapmış Duygusuz tavırların idamı içersindeyim, taburemin son sözü ilmigimin celladı olmuş,
Kaç kez çakılabilirim ki dibin dibine yada nekadar zarar verebilirler ki? Ölüme bir kala nefes almış birine.
Dünyanın askısına astığım hayallerimin
Cebimden düşmesini beklerken,
Hastalandı çıplak kalan bedenimin umutları,
Ben bile anlayamazken kendimi, nasıl anlatacaktım ruhumdaki kanayan izleri?
Alacaktım kalemi elime altını çizecektim yolculuğunda
Kalemim gezinir tütün yaprakları arasında ,kağıdını bulmaya çalışırcasına...
Her adımı parmağımın arasından baş kaldırır.
İsyanı ,tütünü sardığım ince kağıda olur hep.
Yazmak varken neden yakarkı insan ?
Yaktın madem, ciğerimden dumanı nasıl mahrum edebilirim ki?
Belki değişir diye üflediğim düşlerimde,
Senaryosunu hazırladığım şiirimin ,nasıl biteceğini bile bile yazıyorum...
Tükenmiş umutların erken ünlemi olmuş benden gidenler.
Virgülü bir serüvene dalmış,noktası gerçeğin peşine düşmüş
Şiirsiz dizeler unutmayı öğrenmem için yaşanmış,
Yaşanmış şiirler, hatırlamayı istemem gibi yazılmış,
Soluğumla şiir yazmasınıda bilirim,
Dokunamadığımla hayata tutunmayıda.
Ne taş atarak incitebilirim şeytanı,
Ne kalp kırarak seyredebilirim gözyaşlarını...
Dedim ya , komadayım ben tınısız bir ritimde, ölümün düz çizgisinde.
©bit_pazari
B