Döndüm daldan düşen kuru yaprağa leylim ley Konya’ya vardım.
Konya’dan Ankara’ya bir bilet aldım.
Kara tren bozuldu Ilgın düzünde.
O yalan yollarda hasretle kaldım…
Konya garında altı donuk yüz... Çığlık ve hınç böyle topraklar boyu; gökyüzünde turnalar ve gri... Ay ışığı geceyi ayartacak birazdan. Konya garında altı donuk yüz...
Birinci yolcu soluksuz; sanki ayazlarda yaralı bir geyik göğsü. İkincisi sevdalı: ‘Sen beni bir kez olsun sevmedin/Habar saldım gecelerde gelmedin,’ gibi kahır yüz. Üçüncüsü bir kadın:De ki şakağında dolunay Kızılırmağ’ın.Dör- düncüsü tekmil temsili bakış, sanki kurşunlanmış bir türkü Toros dağla- rında.Beşincisi kandırılmış çocuklar gibi; yükü yatağı, kasketinde ter. Altın-cısı ben; dağlı yaralar, yaralı dağlar gibi..
Konya treni bir feryat gibi gardan çıkıyor.Terli akşam alacası trene vuruyor, tren yollara... Ay öksüz bir geceden geçiyor ve biz, öksüz bir gecede ayın altından geçiyoruz...Gecenin terli göğsünde bir deli türkü: “Asiye'ye leylim ley/ Asya'ya leylim ley! ”Bu türkü... Bu ne türkü? Türkü değil, çığlık bu; göğünden koparılmış gibi mavinin...O mavi? Ulan o bizim mavi! Mavide aşıklar yitirmişler sazlarını...
Boş vagonlar yollara düşmüş Konya düzünde. Gecenin göğsünde bir deli türkü... İşte Meram, uzaklarda yarasıyla susuyor, geride şark çıbanıyla Ilgın’nın göğsü, Haymana düzünde ateşler yanıyor... Bir ihtiyar: “Biz ne doğmuşuk ki” diyor: “Ne ölek kardaş! ”Konya treninde altı donuk yüz...Çığlıklar oturmuş gözlerinde büyüyor…
O saat Sirkeci’de martılar, aç çocukları o uzak suların. O saat Beyoğlu hınca hınç, Kızılay sersem! O saat nasılsın Yalova feribotu, Buca dolmuşu, Üs- küdar iskelesi? O saat Bodrum kalesi daha aşk kokuyor... Çingene çadırların- da çengi çalıyor... O saat Köln’de bir mülteci sessizce hıçkırıyor...O saat gece- de son yollu bir türkü tutturmuş rüzgâra kaşı... Bir adam Adana’nın bulvarın- da kusuyor... O saat Artvin’de bir öğretmen gecikmiş düşlerini dövüyor…
O saat tarihin alnında ter, insanlık vahşetin gözlerine baka baka susuyor...O saat gecede bir kahpe kurşun, Konya’nın göğsünde bir adam düşüyor!
“Boşuna çırpınma gökyüzü: Yurdum kadar ağlayamazsın…”
©16brsa61of
1