Küçük bir kasabada olsam
Yağmur yağsa, camıma damlasa
Akan her bir damladan umutlarım sızsa
Baksam pencereden dışarı
Sıra sıra izlesem dağları
Her dağ başına bir ağaç diksem
Her ağaca bir mendil düğümlesem
Sonra üşüsem,
İliklerime kadar hissetsem
Yanan sobaya ilişsem
Köşesine bir kedi koysam
O yerinde uyusa ben onu izlesem
Kaynayan suyun sesiyle kendime gelsem
Bir çay ,belkide huzur demlesem
Kokusu tüm odayı sarmalasa
Buram buram çay koksa
Bir elime kağıt alsam diğerine kalem
Yazsam satır satır
Dert tasa düşünmesem
Bir radyo çalsa ansızın köşeden
Türküler semalar doluşsa yürekten
Huzur dolsa gönlüm, semadan ezgiden
Akşamın kızıllığı sarsa ruhumu bu defa
Gözlesek sobayı kediyle baş başa
Soğusa oda,
Yabancıya bürünse eşyalar
Sussa radyo, dursa yağmur
Zifiri karanlığa bürünse kasaba
Terk etse ruhum, kedinin yanında
Biten huzur ve dağılan kokuyla
Kedi bile dayanamadı
Kalktı gitti yeni kasabalara
©ankamisali
A