Grileri avuntulara taç yaptığım günlerden sesleniyorum bu kez..
Muharebesine mağlup şafak vakti ayaza düşmüş beşeriyim ben
illaki saklanmıştır bir yerlerde kelebekler
kokusuna yandığım kır çiçekleri
üzerimden geçerken siren sesleri
uğultular mahkum içimdeki göçe
Kaygısız başımdaki yildizlar
Malum ferman yaradan dan ise
boynum kıldan ince..
Geçecek belki bugünlerde kalmaz yarım
Ahenkli olsada kederler süslenmiyor acılarım..
Başucumda duran konuşmayan çerçeve
zaman mi yoksa yelkovan mi gece
Çökmüş tüm kainat sırtıma
yüküm ağır taşımıyor kanatlarım ..
Boynuma astığım takvim yaprakları
ödemiyor yıllarıma haciz olan borçları
Günahlarım kılıçtan keskin
anlamiyor halimi bu dünya zalim ..
Aldığım onca darbede ayaklanmiyor duygularım..
Öyle bir vaha ki yüreğim yeşermiyor
sahipsiz bir mezra gözlerim ..
Ne geleni belli ne gideni ..
Parazit içimdeki çözülmeyen denklemler
şarampole yuvarlandı hayaller ..
Kaç roman kaç destan söndü bitti..
Dünya aşk için küçük bir yerdi...
©eylull0808
E