V

KÜHEYLÂNLAR

Hislerim, uzun zamandan beri yanımdalar,
Bir küheylâna binmiş, dörtnala gidiyorlar.
Sarmaşıklarla dolu bir yolun kenarından,
Usulca, ama şaşkın, ebede yürüyorlar...
Sisli, puslu bir gece, hiçbir şey görünmüyor;
Bir adım atılmıyor, öteye gidilmiyor...
Küheylânların koyu, kumral saçları ıslak,
Islak ayakları kor toprağa dokunuyor.
Nefesi atlıların, kat'îyen kesilmiyor;
Kesik gözlü atlılar, "ebed" diye inliyor.
Coşkulu bir rüzgârın nâmesiyle lütufkâr,
Lütufkâr bir el bize, hep bize uzanıyor...
Sisleri aydınlatan bir ışık görülüyor;
Yorulmuyor, tertemiz, bembeyaz küheylânlar.
Dıgıdık da dıgıdık... Göz alabildiğince,
Gidiyoruz bilinmez, uçsuz bucaksız yere...
Seyrine doyum olmaz bir deniz görüyorlar,
Sevimli küheylânlar sadece bakıyorlar.
Güneş'in harareti, etkisini kaybetmiş,
Bilinmeyen bir yere giderken, küheylânlar...
15.01.2018
©veraind