Sevginin en keskin tarafıyla yaralanmış ruhumu taşıyorum omuzlarımda.
Zihnimin en karanlık hücresine kapattım kuramadığım bütün hayallerimi.
Karanlığın en soğuk saatlerini yaşıyorum titrek tenimde.
Kiliselerin çanlarından koyu bir matem çalınıyor sanki kulaklarıma..
Bütün şehir sessizliğe daldı.Kimileri en güzel rüyadaydı.Kimileri bir kabusun eşiğinden dönüyordu.Kimisi de benim gibi şehrin suskunluğuna eşlik ediyordu uyuklayan gözlerle..
Yıldızlar birer birer şahit oldukları her şeyden vazgeçiyordu.
Ah lia! Ağarmış kirpiklerimin arasından bakıp saymaya çalışıyorum en güzel anılarımı..
Anlıyorum artık hatıraların da hayaller kadar katil olabileceğini.Uzaktan sevmelerin dokunduğu her şeyi ne kadar kırıp dökebildiğini.Bazı şeyleri geç de olsa anlıyorum işte..
Bazen geç anlamak kadar sadece anlamak da kör bir ateş olabiliyor.
O ateşin külleri hem benle hem hayallerimle hem de anılarımla doluyor.Sonrasında küller bir şarkının içime attığı bir damla ateşle eskisi gibi tutuşuyorlar.Anla işte.Küller de yanar bazen..
©ş.dağ
Ş