Adım attıkça çoktan ayaklanan bir yokluğa yelteniyorsun.
Derinliği,devlerin taşlanan sırtında
Küfede tozlaşan kemik.
Kurtlara pay pay düşen bayram.
Ölü diyarın ölümlü neferleri genç
Kalabalık ve sessiz nefese muhtaçlardan.
Adım attıkça
Taş kesilmek mertebesine ulaşıyorsun hızla.
Oysa kayganlığın zemine lütuf bahşederdi
Sallanışın arza yepyeni düzlükleriye bir coğrafya.
Akıp gittiğinle kalsan yine de yerinde bir izin
Bir de rengine güneş değmemiş gibi canlı kalırdı hayatın.
Yoldan bahsediyorsun
Bir çağın tarihe gömülmüş alışkanlığından
Yokuş çıkmaya muktedir gençliğinden ayaklarının.
Tümüyle senden başlayarak tekerrür eden zamandan.
Birbirine dokunan iki cam bedenin bağından.
Bu sebepledir kum saatinin başını döndürüyorum
Nice zamandır hiç durmadan.
A