E

kurak çölüm ben

Bütün kuru dalları yeşerdi umudumun.
Göklerinden yağmuru bekleyen kurak çölüm ben.
Işığında yol buldum gözünde yanan mumun.
Hayal tayfunlarının taşırdığı bir gölüm ben.
Güzelliğinde renkleri konuşturan ahenk var.
Bakışların okyanusları delecek kadar derin.
Sonsuzluk ikliminin sınırı sende başlar.
Sende biter hududu bütün güzelliklerin.
Gökyüzü bunca zaman boşa maviye çalmış.
Ay boşa şulesini karanlığa bürümüş. Hangi aydınlık böyle beyazlığı tanımış.
Hangi gece ömründe böyle güzeli görmüş.
Güzelliğin dolunayın çehresini andırır.
Sevda duygularının yegane adresisin.
Tebessümün, güzelliğini kendinden utandırır.
Sevginin gövdesinde açan bir gül gibisin.
Abı hayatı sundun, içtim gül kokulu avuçlarından.
İçim dışım bir kabın içinde gizleniyor.
Rotası şaştı ömrümün düştü saç uçlarımdan.
Yerde yıldız açarken gökler filizleniyor.
Visal akşamlarını beklemeye koyuldum.
Ruhum ebedi aşkın yolunu bulsun diye.
Bir incilik yol için zümrüt yollardan oldum.
Varsın senin yolunda gönlüm yorulsun diye.
Arzulara sınır yok!
Senden gayrı anladım.
Ne eyler bana şimdi gam, şimdi dert, tasa, keder.
Çağların ötesinden aşkının nurunu yudumladım.
Artık bunun üstüne bir anlık ölüm şerbeti gider.