Hüznü sakladığım tüm satırları taşıyorum yanımda oysa...
Varlığının ötesinde her cümlem kararsız...
Ve...
Ayrışan tüm rüzgarlar çıkmaz sokaklarım...
Sensizlikte kalakalmanın dayanılmaz hafifliğinde...
Sana dair tüm harflere kahroluyorum...
Zamansız vedalarının cehennem saklanışlarında...
Kimseyle değil, ben...
Bir kendimle kavga ediyorum...
Hece hece ismini acıma katık ettiğim mısralarda...
Varlığınla yokluğun ince mi ince, o naif gölgesinde...
Ruhuma aklar düşerken azap azap yaşlanıyorum...
Her doğrulduğumda yeniden...
Bir çocuk gibi yeniden sana düşüyorum...
Ama ne yapsam bir türlü...
Büyümeyi beceremiyorum...
Biliyor musun?
Belki kalemlerim senden sonra hep tenhalara saklanacak...
Belki satırlarıma damlayan mürekkepler kirletecek sayfalarımı...
Ama hiç kimse seni...
Ben gibi anlamayacak...
Ve ben gibi...
Hiç kimse seni...
İnan, haykıramayacak...
Seni okuyacak belki ezber ezber tüm şairler...
Kalem kalem seni maziye yazacak...
Ama arkandan, hüznün buğulu şiirlerini...
Hiç kimse sana...
Bil ki benim gibi okuyamayacak...
Yolum kıraç ama, göçüm uzun uzadıya...
Hüznüm, gezdiğim tüm şehirlere tufan...
Oysa...
Sığıntı mısralarımmış, korkularımın tek kölesi...
Şimdi sen haydi gel, gel de sayfalarıma hükmet...
Yüreğinin gittiği yerlere yolladım tüm şiirlerimi...
Sahipliğim...
Avuçlarımdaki kelebek çırpınışların...
Ve...
Ömrü kısadır kelebeklerin...
Bilirim...
Gökkuşağına uzanmaktı oysa tüm derdi hecelerimin...
Beyhudeymiş sensizlikte anladım...
Anladım haddi değilmiş kelimelerimin..
Üzgünüm...
Çok üzgünüm...
NOT: Şiirimi Grimsiii'nin _kurşun kalem_ başlıklı şiirinden esinlenerek yazmış bulunmaktayım. Kendisine, bu muhteşem şiirinden esinlenmeme müsaade ettiği için çok teşekkür ediyorum ve saygılarımı sunuyorum.
©kfaik
K