Bir soğuk kara kış gecesi.
Sıcağa hasret küçük , minik patiklerim yola düştü...
Amansızca cebelleşerek pamuk tarlasında puslu rüzgar , kurt havası ulurdu. Narin , tenha , çarpık dikilmiş kirpiklerime ve o an gelirdi akamazdı İbriği , buz tutan pinarlarım.
Çiğerim içte kalan son ateşi üflerdi ejderha kuvvetiyle pul , pul olan ellerime.
Ama nafile..
Şimdi görür gibiyim uzakta yansıma mı yoksa kaçış treni mi?
Hasretimi taşıyacak ?
Yanlızlığımı , çığlığımı haykıracak?
Yok yanılışım adeta çölde serap misali.
Sadece kuru kum amansızca , amansızca çırpınışım...
©edacakar90
E