A

Kuytuda Nokta

Uzadıya zerrelerin tesirinden hemen sonra
Kaçıncı kere elde eski,yüz süren
Gölgesi akşamüstü kısalan fırçanın
Tüylerinin naif bir ömürle öptüğü
Tazelenmiş kireç beyazlığında rengini
Severek çıplaklığını saklayan duvarın
Sakince şişirerek göğsünü derince
Çekip bir gizin damarlarının içine,
Akıtmadan su terazisinin çizgisini
Taşırmadan damlayı
Aldığı gibi bu halden başlayarak ilk nefesi
Öyle kolay yokuşu solumak şimdi.
Kokular görerek leşler bahçesinden geçiyorum
Özenle ve birini bile incitmeden.
Sonsuzluğun ince katmanlarında
Kovanı şehirler
Gövdemdeki peteklerde memleket kurulan terden.
Kalem tutmakta kırılgan gölgenin eli,
Eskisine boyuyor sonra yine,
Adını yitiren,parçalarını unutan bir hastalığa
Rengimi.
Yasaklanmış her yazıyla savaşta karşı karşıya,
Kuytuda noktayla hemhal.
Ki o sadece uzadıkça eğilip bükülen bir zaman
Koşuşturan seslerle çarpışarak kendini yaralayan.
...ay..