A

LÂL TAŞI

Siyah bir martının kanatları değer geceye
Ömür dediğin sıkışır lahza olur
Kanatlarının altında bir çift lâl taşı
Bilmem hangi kırk yılın hatrına yad olur
Çıkar göklere yücelerden seyran eyler
İner yerlere bu gönlümü viran eyler
Ötüşür sanki sahrayı bağ eyler
Korkarım varıp ellerle şad olur
Estirdiği her yel kalır bergüzar
Bir yolcuk görmezsem halim ah-ü zar
Bâd-ı semûm olsa etmem intizar
O dergahsa ruhum ibnü'l vakt olur
İlki var düşün, korkarım yok sonu
El-Alîm müstahak görmüş bu yolu
Sakladım derine bilmez eloğlu
Bu yükü yüklenmek bana ahd olur...
©ada3509