Yine günlerden sen geldin aklıma
Yine. Hep bir ağızdan.
İşte o zamanlarda senin olduğun
Öpmek vardır aralıksız aralıksız seni.
Sen yüzüne vurulduğum kadın
En hoş kokuları salarsın üzerime.
Akdeniz kokusu ya da Lidya
Ya da birtakım çocuk.
Bunlarla artıyor içimdeki sevgi sana
Ve bunlarla birlikte,
gözlerindeki çırılçıplak maviyi
aval aval izleyerek.
Sen sesine vurulduğum kadın
Sevdirirdin kendiliğinden sesini.
Avucumda severdim ben onu
Arada parmağımı yolardı ha
İşte ben asıl bundan korkardım.
Şimdi ise gittiler gözlerin sevgiyle.
Göçebeydi yüzünden dökülen.
Oysa en güzel kadınıydın buraların.
Parantez içinde dünyanın demek gerek.
Sen ellerine vurulduğum kadın
Bir şeyler katardın gökyüzüne
Bakımlı ellerinle.
Yelpaze gibi açılıp kapanırdı gök.
Gömlek değiştirirdi sanki.
Ve Ay,
Dökülürdü denize
usul usul.
Ve Güneş
Saat altıyı vurunca
belirirdi tepeden.
Seni düşünürdüm her zamankinden
İşte tüm bunlara ortak olurken.
Sen nefesine vurulduğum kadın
Beyazsı soluğunla
Bir şeyler katardın gökyüzüne
Bir çiçek : kiraz
Bir şehir : Stanpoli
Bir koku : manolya.
Sen saçlarına vurulduğum kadın
Kimin eli örmüş onları bilmem.
Hakiki Anadolu saçıdır asıl gerçekliği.
Ve ipek gibidir sanki.
Ucundan taa başına
Kıyamazlar dokunmaya,
kenarından...
©sunphobia
©vronski
K