Magmur bir köyde yaşarmış yaşlı mı yaşlı bilge kişi
Saçı sakalı birbirine karışırmış, uyumakmış tek işi
Gözleri körmüş, ezelden beridir de böyleymiş zaten
Ama yine de eminmiş hakikati görebildiğinden
Günlerden bir gün bir melek inmiş kirli yeryüzüne
Kadın suretinde zuhur etmiş magmur bir köye
O da istemiş arzulamak, sahip olmak bir iradeye
Tanrısı ise izin vermiş, tat bakalım nefsi sen de
Birisini aramış indiği yerde kendine uygun iyi kalpli
Esen rüzgar ise ona yol göstermek için yırtnıyor
Meleğin kısmetine ağlıyor bulutlar hiddetli hiddetli
Hüzünle pişmanlığın karıştığı yerde bitap düşüyor
Bir mucize oluyor ve fırtına diniyor sabaha karşı
Küçük bir çocuk buluyor onu yerde yatar vaziyette
Bu çocuk öldüğünü düşündüğü kadını görünce
Biri var yetişin diye haykırıyor, çığlığı deliyor arşı
Birbirini kovalıyor günler geceler bu magmur köyde
Yaşlı bilge de varıyor bastonu yardımıyla haberi işitince
O, kadını görüyor; masum, saf ve temiz olanı
Zümrütten gözleri, altından saçları olan o kadını
İlk görüşte aşka inanır mısın, hem de bir asır sonra olmuşsa
Yaşlı bilge göz hapsine aldı onu, istemedi serbest bırakmak da
Dikkatli bakınca acıdı ona, baygın yatıyordu tam karşısında
Dua etti bilge inandığı inanmadığı tüm tanrılar adına
Lütfen onu iyileştirin yaparım her şeyi bunun karşılığında
Bilge içinde bir hoşluk hatta bir boşluk hissetti
Ve bir ses gürledi, cidden yapar mısın her şeyi
Bilge yaşamıştı bu hayatı, dedi istersen al canımı
Tamam o zaman alıyorum senden tek mal varlığını
Ve birden bir mucize daha oluyor gece yarısı
Yaşlı bilge tebessümle yitiriyor oracıkta yaşamını
Genç kadınsa teğet geçiyor ölümün kıyısını
Uyanıyor karanlık uykusundan imsak zamanı
Genç kadın uyanınca öğreniyor tanrısından olanları
Demek diyor böyleymiş kahrolmanın acı tadı
Yeteri kadar tadını aldım bu fani dünyanın
Al yanına beni de yanına aldığın kurtarıcımın
©bebu
B