Ben sehpaya çıkmadan bir gece önceydi.
Bu satırları ağlayarak kaleme aldım.
İdam kararımın çivilediği yatağımda,
Beni mahkûm eden yazgıma son defa yandım.
Bu duvarların her bir metre karesine ömrümü çizdim.
Buzdan farksız fayanslarda yastıksız yattım.
Beş kuruşluk insanların iki dudağı arasında,
Türlü işkencelere maruz bırakıldım.
Nice insanların boğuk çığlıklarını duydum.
Kederli düşüncelerim dört duvarlarda yankılandı.
Son saatlerimi yaşadığım şu kara günlerde,
İçimde can çekişen ne varsa ayaklandı.
Bu okuduklarınız bir bahtsızın son ızdırapları.
Yarın canavarca bir infaz daha gerçekleştirecek cellatlarım.
Son gece bu kirli camlardan gökyüzüne bakıyorum.
Ebedi uykuma gitmeden önce son kez yatıyorum.
Şimdi dört köşe bir sehpa, üstünde ben mahkûm.
Boynumda yağlı ilmek, onu tutan İnce bir direk.
Gözlerime sis çökmüş son isteğim soruluyor,
Celladım hazır kıta, ölüm bana artık kucak açıyor.
©ikrar
I