E

Makbulum

Gel benim sevdiğim köşk-ü mihmanem
Kalbimin tahtında sözü makbulum
Semaha döndüğüm aşk-ı pervanem
Nurunu gördüğüm yüzü makbulum
Deryanda süzülen salın olayım
Güllerin içinde dalın olayım
Makam-ı şehrinde yolun olayım
Şu yanan bağrımın közü makbulum
Ararım hep seni nerdesin nerde
Atmışsın aşığın onulmaz derde
Hal bilmez nicesin gözünde perde
Aşk olan sofranda tuzu makbulum
Ateşten nehrinde pişem yakılam
O yüksek dağını aşam bakılam
Buluttan toprağa düşem dökülem
Tarlada tohumu izi makbulum
Her nokta üstünde işaret olur
Aşığa aşıklık hidayet olur
Yürekten yüreğe ziyaret olur
Gönlümün evinde sızı makbulum
Kaybettim yönümü pusulam oldun
Ol ulu çeşmeden bendime doldun
Aşkını meşkinle bahrime saldın
Karanlık gecede güzü makbulum
Köşede bucakta ararım seni
Her geçen yolcudan sorarım seni
Ruhuma nakşeder örerim seni
Gurbetim hasretim hazı makbulum
Ellerin elimin üstünde durur
Aşığın aşkınla yol alır yürür
Zahirde batin de can seni görür
Başımı koyduğum diz’i makbulum
Der HALIL tabib olda gel
Deryandan deryama aşkla dolda gel
Kendini ey aşkım bana alda gel
Nağmesi raks eder sazı makbulum