I

Maria

Maria, sen misin usulca kapımı çalan ?
Gecenin kucağında duyduğum bu uğultu,
Rüzgârdan mı yoksa senin ayak sesin mi ?
Korkular sardı beni, yerimde duramıyorum,
Pencereden bakıyor ama seni göremiyorum.
Çok karanlık Maria, bir mezar karanlığı.
Peşimde dolaşan gölgemi dahi hissedemiyorum.
Gökyüzüne küsmüş yıldızlar var bu gece.
Bir bahar sabahının aydınlığını arıyorum.
Nerdesin, seni kaybettiğim yerde bulamıyorum.
Gözlerimi karanlığa dikerken dalmışım.
Artık adım anılmıyor, kapım çalınmıyor.
Sessizlik odamın içinde uğuldayan bir rüzgâr.
Bir tek ben duyuyorum Maria, bir tek ben.
Önümü göremiyor, sana gelemiyorum.
Tek yapabildiğim şey sana mektup yazmak.
Mumum masamda eriyor ben seni hatırladıkça.
Gözlerini aklıma mühürleyip, ta ki gözyaşlarım kuruyana değin yazıyorum.
Hatırladığım tek şey gözlerin,
Ona da korkumdan bakamıyorum.
Ben gidiyorum Maria, bu acıya daha fazla dayanamıyorum.
Çekmecemde eski bir silah, kara bir kurşun.
Son verdiğin cevabı da boynuma ilmek yapıyorum.
Görür müsün bilmem, ama illa ki duyarsın.
Gecenin kıyısında başlayan bu hikâyemi,
Ölümün kıyısında sona erdiriyorum.
Bir yerlerim kanıyor ama ben saramıyorum.
Hoşça kal Maria. Seni ebediyen seviyorum.
©ikrar