A

Mavi

Boşluğundan yayılarak bir istilanın eşik zorlayan,
Kapıda ateş yutabilen gölgede ve ışık veren sesiyle
Varsın'lığa yenilerek kastan damarlara erişen gücüyle,
Ağaçta sıkı bağları armağan sunulan aşıya has,
Parmak uçlarında bir amacın sırtına son kez basarak Keskinliği parlaklığından ala uçlarında neşeyle salınarak
Muazzam hakikatin sır kabuğunu soyup bir çırpıda
Kaç kez kafi gelebilirliği tartmak adına,
Her rengin kendinden kanına son taşı atarak
Ve hatta hiç ama hiç utanmayarak
Apaçık görünen mavi,daha bi'yakın şimdi.
Bulutun kaynağından doğarak bin şehrin ötesinde.
Hududa bırakılır,
Gerdan üstünde dinlentisinde soluklanan kolye.
Seyrinden önce azledilerek,
Et ve deriye bürünür kemikleri sayılabilen pencere.
İpini kopararak özgürlüğünü maviye borçlanır duvar.
Asla unutmam.
Her suçta mutlak teşkil,her hükümde ille bir suç var.
Derinliğinde direnen çekirdek,şu an cimriliğin kıskacında,
Dile pelesenk gezintisinde büzüşen voltalar beni adımlar.
Vakit artık ipin iğneyi delip geçemediği kadar dar.
Başkaca bir ruhun ağırlığından nasiplenen bahar,
Hiç kimse o yere inmeyi istemedi mavi kadar.
...
Hükme,masumiyeti ellerine bulaşan günahlar lazım.
aliyeşil