Yapraklarını sayardım takvimlerin
Kavimlerin ötesinden sürükleyen
Bir deli rüzgar yağardı kirpiklerime
Başımdaki durgun fırtınalar kabuğumda Saklanmış korkularımın efendisiydi
Cam kırıkları sesimi keserken
Bitkinliğimin son perdesinde sahne alırdı soytarı yalnızlıklar....
Kralda sendin vezir de bendeki kalbistanda..
Matların şahı matemin griliğinde boğulurken
İklimleri sağırlaştırıyordu dingin çığlıklarım ..
Bir düş perisi oluyordu ümitsizliğim Sarılıyordu kahpe gecenin koynuna
uzuvların da dolaşırken aşk memleket kokuyordu hissizliğin ..
Devrelerimi yakan hasretin bağışıklık kazandırıyordu istemsizce...
Oynadığım her kumar sana çıkıyordu şarkılar
Azizliğine uğramıştı ufkum yorgun silik hikayelere ..
Mihrabın da dönüyordu 🌙 ay korkuların..
Arzuların kölesiydi aynalar ve hep maske takardı gerçekler..
Sahi neydi bu denli yıkan sevda ocaklarını
Ak değilmiydi emilen sütler
Kederden mi yanar dı denizdeki fenerler..
Siyahın asilliğmiydi mavinin gölgesine sinenler...
©eylull0808
E