Üzerimde ağırlık var bir yığın yük
taşıyorum. sanki çuval dolusu pişmanlıklar,
arda kalanlar, dolandım birbirime
Kördüğüm oldum..kendime takvimler den
gün sayıyorum gelmeyeceklerin günüdür
özellikle göremeyeceğim...
Ne sevdiğimi anladılar ne de sevincimi kararttılar bir bir
Vicdanımın sesini dinliyorum;köreldi oda
bağışıklık kazandıkça yaralarımla, yarımlarla , yarınlardan bir haber bekliyorum
Bin kez ölüyor insan bazen bir kere ölmek yeğ kalır Mayın tarlası
gibi içim ezilir
durmadan üzerime metan atılır yok etmek
için hep bir elden mücadele
toprak atılan üzerine ruhu duymaz o da
işitmez içinden çıkamadığı toprağın altın da
can çekişirdi
Her şeyi seviyorum gibi bazen konuşuyorum
hiç bir şey istemiyorum sonra
Gitmek istiyorum sadece alıp başımı
dayasam uzaklara... bıraksam duman altından el
sallasam bulutlara kırdım, kırıldım
artık bir deri bir kemik kaldım
umudum yorgunum...
Bir pazar günü arifesinde
uyanmanın neşesi buruk içimdeki
şiirler yoksun çaresiz sürükleniyor sanki yerlerde... ligme ligme parçalanıyor
yazdığım her dize dolup taşıyor yüreğime yüreğimin bilinci açık sadece bitkisel hayatta
gibi umarsızca uyuyuyunca geçeceğini
düşünüyor bu rüya ise kaçıncı rüya ben
yaş aldıkça yaşım kaç olursa olsun inandım
bir terapi gibiydi
Bi nebze de olsa işte ! huzurun döngüsüydü hayat
var dediğim yapraklar dökülüyor
üzerimden çil çil taneleri de batıyor kırıkları can kesiği tehditkar bakışların
arasında kayboluyorum
karanlığa sığınıyorum yağmurda eriyen kum tanesi gibi
Tek uzvum sadece önemli soruyorum
var mı bilen mayın
tarlasından geçerken ûzerine basmayın
basarsanız bu acı ikimizi de yok edecek seni de
beni de yakacak içimdeki
kor ile küle döner
©ebrulimsi5
E